| |
CUMHURİYETin YETİŞTİRDİĞİ, ATATÜRKün ÖZLEDİĞİ GENÇ,
RAHMETLİ ÖZER TÜRK
Bu gün 6 Ekim, 2003,
Beşinci ayımıza giriverdik
Ar - turda.
Üveyikler ötmüyor,
Cıncıralar* sustular.
Kırlangıçlar da,
Çekip başlarını gittiler.
Hüznüyle,
Güzelliğiyle,
Çöktü üstümüze güz;
*cıncıra temmuz ve ağustos aylarında devamlı ötüp, sonra
ağaçların üzerinde kuruyan ağustos böceğinin kuzey
egedeki bölgesel adıdır.
Egenin en güzel yerindeki
Ar-Tur tatil köyü Burhaniye ile Ayvalık arasına rastlar.
AR-TURla birlikte, Kuşadası turistik
tesisleri, Bodrum ve Datça daki AK - TUR tatil
köylerinin kuruluş öyküleri, büyük bir özveri,
fedakarlık ve ayni zamanda da bir ihaneti içinde
barındırır. 1950 li yılların sonlarına doğru Kuşadası
kaymakamlığına genç, çalışkan ve fedakar bir Cumhuriyet
çocuğu atanır. Bu genç insan Özer Türk, daha o dönemde
bile, ülkenin geleceğini, çok sonraları, bacasız
endüstri diye adlandıracağımız, turizm de görür. Bu
yüzden kendisini turizme adar; ve kendine de Turizm
Monitorü adını takar.
Kısıtlı imkanlarla kuşadasındaki turistik tesislerini
tamamladıktan sonra Burhaniye - Ayvalık sahillerini de
değerlendirsin diye devrin iktidarı tarafından Burhaniye
Kaymakamlığına atanır. Özer Türk kollarını sıvar. Egenin
eşi bulunmaz bu güzel koylarını teker teker inceler,
teker teker tarar. Bir avam proje yapar, ve herbir
hissesi 5000 TL. Olan 2000 ortaklı bir şirket kurar. Ar
- tur Turizm Endüstrisi Anonim Şirketi diye adlandırılan
bu şirkete, kendi kişiliği ve garantisini de katarak,
evvela , Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1953
yılında mezun olan ve yurdun dört bir tarafına kaymakam
olarak dağılan ve devletin dış temsilciliklerine atanan,
kendi sınıf arkadaşlarını ortak yapar. Daha sonra , o
dönemin bakanlarını, Milletvekillerini, Kumandanlarını,
bürokratlarını, Devlet erkanı ve memurları yanında
yörenin Milletvekillerini ve ileri gelenlerini ikna
ederek ortak eder. Önceleri mütevazi mevkii ve
rütbelerde bulunan bu subay ve memurlar arasında,
sonradan görevleri yükselen, Ordu - Kuvvet Kumandanı,
Genel Kurmay Başkanı, ve hatta Devlet Başkanı,
Cumhurbaşkanı olan muhterem zevatta vardır. Örneğin
Kenan Evren, Semih Sancar, Sedat Celasun gibi kıymetli
zevat kurucu ortaklarımız arasında yer almıştır. Tabii
ki:Bu başarıda, Özer Türkün genç, dinamik, inandırıcı
ve güven verici kişiliği yatar. Yedinci Cumhurbaşkanımız
Kenan Evren son zamanlara kadar sitemizin Güvercin
koyundaki 60 metrekarelik, mütevazi evini muhafaza etmiş
, ve eşi Sakine Evren hanım efendi hayata veda ettiği
son haftalar, son günlere kadar, bu mütevazi evde
ikamet etmiştir.
Özer Türkün başarılı turizm çalışmaları yurt
içinde olduğu kadar, yurt dışında da yankı bulur,
izlenir. Bu dönemlerde İspanya kıralı tarafından Özer
Türke Turizm Şovalyesi unvanının verildiğini gene kendi
sınıf arkadaşları söylemektedir.
1968 yılında kuruluşu tamamlanan Ar - Tur Turizm
Endüstrisi Anonim Şirketinin plan ve projeleri
Türkiyenin en büyük mimarı sayılan Behruz Çinici
tarafından yapılır. Bu projeler öylesine mükemmel,
doğayla uyumlu olarak, öylesine araziye uydurulmuştur
ki:Hiç bir konut, diğerinin deniz görüşünü, deniz
manzarasını kapamaz. 2000 ortaklı şirkette her ortağa
bir konut planlanmış olup;her konutta ortaklara yaz
tatili sağlandığı gibi;projede mevcut, Agora=çarşı, spor
tesisleri, vede büyük bir amfitheatre ile sanat
faaliyetlerine yönelen turistik amaçlar planlanmıştır.
Bu gelişmiş turistik yanları ilede, projelerimiz, yurt
içinde, yurt dışında ve en önemlisi de Devlet katında
kabul görmüş;Devlet olanakları da kullanılarak
projelerin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Yurtsever
insanlar, Yurtsever ortaklar olarak itiraf etmek
zorundayızki:Eğer projelerimizin ülke yararına olan bu
turistik yanı olmasaydı, planlarımız gerçekleşemez, Ar -
Tur bugünkü muhteşem haliyle kurulamazdı. Kişisel olarak
ben sanmamki:Dünyanın hiçbir yerinde, dantel gibi
sahilleri, üç güzel koyu ile, sık çamları ve ormanları
ile böyle güzel bir yerde, ortaklarına sadece tatil
imkanı sağlayan bir yapı kooperatinin kurulmasına izin
verilmiş olsun. Gene onurlu insanlar olarak itiraf etmek
zorundayız ki:Ar - Tur turizm Endüstrimizin, içine
düşürüldüğü durum ne yazık ki: Ortaklarına tatil imkanı
sunan bir yapı kooperatifinden farksızdır.
Rahmetli Özer Türk, inanırlığını, güvenirliğini
kanıtlayıp, segilemek üzere, tam 10 yıl gecesini
gündüzüne katarak, binbir güçlüğü, tehditleri yenerek
gerçekleştirdiği Ar - Tura ne kendini ortak etmiş, nede
beyin gücü ve alın teri ile oluşturduğu bu güzel sitede
bir konut sahibi olmuştur. Bundan sonrasını, o zaman
yönetim kurulunda bulunan kıymetli insan, rahmetli
emekli general Hasan Tolunay paşanın kendi ağızından
dinleyelim.
<<Biz yönetim kurulu olarak bu durumdan rahatsız
oluyorduk. Bir gün karar verdik, Yönetim kurulu
başkanımız olan Özer Türke haber vermeden onun
gıyabında toplandık. Düşündük, taşındık, sitemizde
şirketimize ait, boş bulunan konutlardan birini,
şirket hissesi ile birlikte Özer Türke tahsis edip
vermeyi, kendi aramızda oy birliği ile karara bağladık.
Sonradan kendisini de aramıza alarak bu kararımızı
tebliğ edip bildirdik. Özer Türk başladı hüngür, hüngür
ağlamağa. ( Elinizi ayağınızı öpeyim, bunu bana teklif
etmeyin. Ben yaptıklarımı kendim için, ailem için
yapmıyorum. Kaymakamlık görevimin bir parçası olarak
ülke çıkarları için yapıyorum. Ne olur, beni bu
teklifinizden af edin ).
Atatürk Cumhuriyeti böyle gençler yetiştiriyordu
işte. .
Aradan yıllar geçecek, 2000 haneli bu büyük site
tamamlanacak ama, Özer Türk ve büyük mimar Behruz
Çinicinin günlerce, aylarca kafa ve gönül birliği
içinde oluşturup kotardıkları projelerde, ülke yararına
olacak turistik amaçların hiçbiri gerçekleşmiyecekti.
Çünkü şirket ortakları, masraf gerektirir diye olsa
zahir, sadece konut yapımı ile yetinip, turistik yatırım
istemiyorlardı.
Yapmak istediklerine, kendi misyonuna ve şirketin
kuruluş amaç ve taahhütlerine tamamen ters bu durum ve
davaranış ta Özer Türkü kahrediyordu.
Mücadeleci Özer Türk, şirket genel kurullarında bunu
sağlamak için boyuna çalışıp çabalıyordu. Ama ne
yazıkki:bir defasında şirket ortakları, konut ve
ortaklık sahibi değil diye, onu şirket genel kurulunda
konuşturmamak ve şirket genel kurul toplantısına almamak
istemiş;oda ağlayarak genel kurulu terk etmişti.
Büyük bir yurtsever olan Özer Türkü bir kere de
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesindeki maaliye hocası
rahmetli Bedri Gürsoyun ağzından dinleyelim. Bedri
Gürsoy, bir zamanlar Ar - Turda oturmuş ve yönetim
kurulu başkanlığı da yapmıştır.
Profesör Bedri Gürsoy Özer Türkün ölümünün hemen
arkasından yazdığı ( Bir kahramanın ardından ) adlı
yazısında şöyle anlatıyor öğrenicisi Özer Türkü:<< Özer
Türk mezuniyetinin ilk yıllarında doğu anadoluda bir
kasabaya , Vartoya kaymakam olarak atanır. Bende o
zamanlarda geçici olarak oralara yakın bulunuuyordum.
tanıdığım bir köylü vatandaşımız Varto kaymakamlığında
işi olduğundan benden yardım ister. Sıcak bir yaz günü
idi. Köylü kardeşime dedimki:filan yere git kaymakam
beyi bul, benden selam söyle , senin işini hemen yapar.
Köylü gitti;uzun bir aradan sonra kan ter içerisinde
geri geldi. Yahu hoca bu sıcak ramazan gününde oruçlu,
oruçlu beni gönderdiğin yerde kaymakam bey diye biri
yok;orada okul mu, ne yapılıyormuş orada kaymakam beyin
işi ne? Ben kendisine dedimki:Yok, yok kaymakam bey
oradadır. Sen oraya tekrar git, inşaata yaklaş;kaymakam
bey, kaymakam bey diye bağır, o seni duyar, yanına gelir.
Çarnaçar kalan köylü oraya tekrar gider ve döndükten
sonra gördüklerini şöyle anlatır.
( Oraya okul yapılan yere tekrar gittim, gaymakam bey,
gaymakam bey diye bağırdım, üstü çıplak, çamurlara
bulaşmış iri kıyım biri kalktı. Buyur bey bir emrin mi
var dedi. Yok, yok ben gaymakam beyi arıyom dedim.
Kaymakam benim, gel yanıma; sen emrini söyle. )>>
Cumhuriyet kaymakamı, orada okul yapımında,
çamurdan harç yapıyor, kerpiç döküyor, okul yapılırken,
köylüye yardım ediyordu. .
Bunları yazdımki: genç kuşaklar, gelecek kuşaklar
özveri, fedakarlık ve ihanetin nasıl bir arada olduğunu
görsünler ve Özer Türkün onurlu yaşamından hem ibret
alsınlar;hemde bu onurlu insanı örnek tutsunlar.
Dr. Hasan HORTO
10 Ekim, 2003, Ar - Tur, Burhaniye
|
|