| |
KÖKTEN DİNCİLİĞİN
ZEHİRLİ ÇİÇEKLERİ
Terörün iyisi, kötüsü, terörün ılımlısı, ılımsızı olmaz.
Terör Terördür ve Terör tümden kötüdür. Terör
bireylerden, örgütlerden kaynaklandığı gibi dinlerden,
devletlerden'de kaynaklanır. Tarihin her döneminde ve
dünyanın her yerinde İDAM; Herzaman en kötü şiddet ve en
kötü terör örneği olmuştur. OXFORD Üniversitesi Rektörü
Prof.JAN HUS kürsüsünde ve konferanslarında "İnanç ve
itaat toplumlarının yerini BİLGİ ve ERK toplumları
almalıdır" tezini savunuyordu. Zamanın kilisesi ve
devleti onu evvela aforoz ettiler; 1415 yılında'da diri
diri yakarak ölüme mahkum ettiler; GIORDİO NO BRUNO
dünyanın yuvarlak olduğunu, dünyanın değil güneşin
merkez olduğunu ispatladığı için 1600 yılında kilise ve
devlet tarafından ölüme mahkum edilerek Roma'nın ünlü
Campod Dei Fioril: Çiçek tarlası meydanında diri diri
ateşte yakıldı. Ünlü fizikçi, ünlü gökbilimci
GALILEO
ünlü FUKO SARKACI ile bilimsel olarak dünyanın kendi
ekseni etrafında döndüğünü kanıtladığı için ateşte
yakılarak ölüme mahkum edildi. 8. HENRY dönemi
İngiltere'sinde dinden sapanlar suda kaynatılarak
öldürülürdü. Bu çarpıcı ve acı olaylar Dinsel-Hristiyan
terörüne ve devlet te-rörüne örnek değilmidir?
19.Haziran.1953 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nde
Fizik ve Atom Bilginleri Dr. Julius ve Eşi Dr. Ethel
Rosenbergler idama mahkum edilerek elektrikli sandalyede
öldürüldüler. 48 yıl sonra 2001 yılı sonlarında Ethel
Rosenberg'in küçük kardeşi David Rien Glass dünya basın
ve televizyanlarının karşısına geçip eniştesi
Julius ve
ablası Ethel Rosenberg'lerin aleyhine bilerek mahkemede
yalan yere şahitlik yaptığını; Onların ölümüne sebep
olup, bu yolla'da kendisini sadece 15 yıl mahkumiyetle
idamdan kurtardığını ağlayarak itiraf ediyordu. David
Rien Glass bu açıklaması ile çektiği vicdan azabından
kurtulacak. Amma Amerika Haksız öldürdüğü Rosenberg
lerin hayatını nasıl geri verebilecek.
Bu korkunç ve
düşündürücü olay'da devlet terörüne acı bir örnek değil
midir acaba? Yeni Milenyumda yerküremizde yaşadığımız
felaket ve korkunç olaylar din bağlantılıdır; ama hiç
kimse dinleri sorgulamak istemiyor. "Ne olur ne olmaz
belki çarpılırım" diye korkuyor zahir. Başka yerlerde,
orda burda kusur arayıp da duruyor.Gelelim 11.Eylül.2001
Newyork saldırılarına: Newyork ve Washington'daki
acımasız saldırılar Ortadoğu'da, İsrail'de Filistin'de
ve kısmen'de Türkiye'de sık sık yaşanan, bitmeden
süregelen intihar saldırılarının en şiddetli ve korkunç
uzantısı dır. Buna Global-Din terörizmi demek daha doğru
gibi görünüyor. Bu saldrırıları gerçekleştiren
teröristlerin hepsi din bağlantılı İslam olduğu gibi
buna destek veren besleyen bunları barın-dıran
Afganistan, Yemen, Sudan Libya, İran, Cezayir'den oluşan
devletlerde dinsel ağırlıklı ve islamdır.
Vurgulanıyor'ki: USAME BIN LADIN'in
El-Kaide örgütü ile
İslami-Cihad örgütü bu amaç için işbirliği halindedir.
İslamları bu yöne çeken cesa-retlendiren, adeta
özendiren'de Hazreti Muhammed'in zor duruma giren bir
muhabere nedeni ile savaşa katılımı sağlamak için
çıkardığı "Dini mübin uğruna cihada giden cennetliktir
hadisi şerifi olduğu söylenmektedir.Atatürk'ün okuduğu,
satırlarının altını çizip, not düştüğü kitaplar arasında
LE BON SENS'te vardır. Bu kitap 1928 yılında Dr.Abdullah
Cevdet tarafından AKLI SELİM olarak Türkçe'ye
çevrilmiştir. Kitabın Fransız yazarı JEAN MESLIER
bakınız ne yazıyor. "Tarih bize öğretir'ki: Bütün dinler
milletlerin cehaletlerinin yardımı ile, utanmaksızın
Tanrı tarafından gönde-rildiklerini söyleyen adamlar
tarafından tesis edilmişlerdir.İşte şimdi büyük Türk
şairi Nazım Hikmet'in International değeri her zaman var
olacak olan veciz dizelerini buraya almanın tam
zamanıdır sanırım.
Ne
gökten Nejat geldi;
Ne
bir damla merhamet;
Isa,
Musa, Muhammed,
Çalışan esirlere
Sade
kuru bir dua
Bir
tütsü buhur verdi;
Masal
cennetlerinin yollarıni gösterdi .
Geliniz buradan hep
beraber Tüm dünya aydınlarına, din bilginlerine çağrıda
bulunalım. Tüm dinlerdeki köktendinciliğin zehirli
çiçeklerini ayıklayıp insanlığın zararına değil,
yararına, felaketine değil, selametine sokmağa
çalışalım. 12-13 Şubat, 2002 tarihinde İstanbul'da
düzenlenen Medeniyetler diyaloğu formunda konuşan 70
İslam konferans örgütü delegesi ile 30 Avrupa Birliği
delegesinden her biri son zamalarda dünyanın en büyük
korkusu haline gelen TERÖRİZMİ dışlayan, kınayan
konuşmalar yaptılar. Kendi ülkelerinin Terörizmin
tamamen karşısında olduğunu bildirdiler. Amma bu
konuşmacılardan hiçbiri acaba dinlerde terörü
cesaretlendirebilecek öğretiler, bölümler varmıdır?
Yokmudur? Diye sual etmediler.Oysa'ki: Son terör
olaylarında araştırılması gereken can alıcı konu bu
olmalıydı. Ben kitabımda, Hristiyan'lık tarihinde din
terörü, devlet terörü denecek 5 adet acı ve çarpıcı
örnek verdim. Şüphesiz çok daha fazla acı örnekler'de
vardır. İslamda ise teröristlerin belki'de yanlış
anlıyabilecekleri, yanlış algıyabilecekleri bir hadisi
şeriften bahsediyorum. Zora giren bir muharebe nedeni ile
Hazreti Muhammet "Dinimübin uğruna
cihada giden
cennetliktir" Hadisi Şerifiini çıkarmıştır. Son terör
faillerinin dinsel inanç ve bağlantısı göz önüne
alınırsa bu hadisi şeriften etkilenmediklerini söylemek
herhalde mümkün değildir. Avrupa Birliği ve İslam
Konferansı örgütü delegeleri ve konuşmacıları bataklığı
kurutmak yerine sivrisineklerle uğraşmayı yeğlediler.
İstanbul medeniyetler diyalog toplantısında dünyanın
dört tarafından gelen konuşmacılar ikinci gün; Bütün gün
boyunca düşman olarak hep ötekini aradılar, durdular; Ne
yazık'ki: Bulamadılar. Benden selam olsun arayanlara:
Öteki dedikleri yoğurttur yedikleri.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazdığı ( Şeytan
Ayetleri ) adlı kitabı yüzünden,İslâm dünyasının
tepkilerini üzerine çekip,1989 yılında, İranın en büyük
Ayetullahı Humeyni tarafından ( katli vaciptir )
fetvası yiyerek o günden beri öteki olmanın en acı en
kötü sıkıntılarını yaşayan Hint asıllı Müslüman yazar
Salman Rüşdî 2007 yılının Mart ayında bakınız ne diyor:
( Eğer bir insan,öteki diye ayırt edilenlere yakından
bakmayı becerebilirse ötekinde kendine benzer birçok yan
bulur.Ayırımcı olmaktan,ırkçı olmaktan,milliyetçi
olmaktan kurtulur.Vazgeçer.Ben de,bir hekim olarak küçük
bir ilâve yapmak isterim.Eğer bir insan ötekine yakından
bakabilirse, kendinde ötekiyle özdeleşen birçok yan
bulur.Fanatik,bağnaz olmaktan,fundamentalist,köktendinci
olmaktan vazgeçer.Kurtulur.
İlave: 18.03.2007
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Öteki dedikleri
uzaklarda değil yakınlardadır. Öteki dedikleri
dışarlarda değil içerlerdedir. Öteki dedikleri
Başkalarında değil kendimizdedir.İstanbul konferansının
konu aldığı Medeniyetler çatışmasının Fikir babası
Samuel P.Hungtington Harward Üniversitesi Siyaset Bilimi
Profesörü olup Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya
politikası ve Amerikan Merkezi Haberalma örgütü
C.I.A.'nın politik stratejisinin oluşmasında etkili olan
ve hala etkili olmağa devam edegelen önemli bir
danışmanıdır. Eğer böyle olmasaydı medeniyetler
çatışması adını verdiği kitabı dünyada bu kadar büyük
fırtınalar yaratmaz, ciddiyete alınmazdı. Sadece
akademik alanda tartışılıp geçilirdi. Oysa dünyadaki
yankılar hiç'te böyle görülmüyor. Adeta dünya buna göre
yönlendirilmeğe,itilmeğe çalışılıyor
Dr.Hasan HORTO
2006
|
|