|
HAVRAN ÜSTÜNE SÖYLEŞİLER :
SEMRA (TÜRKER) ISPARTAYA TEŞEKKÜRLER
Birbirini güçlendirip tamamlayan bu üç yazıyı,ARSEVGÜL=(Artur'u
sevenler)derneği ve dergisi, isim annesi ve yaratıcısı
Semra(Türker) Isparta'ya,dergide yayınlanmak üzere
teslim ettim.Semra(Türker) Isparta,1955-1957
yıllarında,Havran'da,tanıyıp,arkadaş olma mutluluğuna
eriştiğim,Havran'ın en aydın kişisi,Alaman İsmail
namıyla maruf, İsmail Türker'in,aydın kızıdır.
Eksik olmasın,DÜNYA KONGRE KÜLTÜR MERKEZİ
PROMİZİ,Arsevgül dergisinin Eylül,2004 sayısında basmak
lütfunda bulundu.Kendisine teşekkür ederim.
Dr.Hasan HORTO
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Semra ( Türker ) Isparta ve kıymetli eşi Onay Isparta
ile Havran üzerine sohbet ederken Havran a ilerici ve
devrimci bir kaymakam geldi .Havran da çok faydalı ve
çok güzel işler yapıyor.Havranın tutucu yapısını
değiştiriyor dediler.Söz HOCAZADE konağından açıldı.Bu
yapı Havran da en güzel taş bir konaktır.Bu konağın son
sahibi Fatma hanım,Kaymakam Fatih Genel beyin
başarılarını duyunca konağı onun şahsında devlete
bağışlamış.Fatma hanıma da bu konak hiç çocuğu ve başka
hiçbir varisi olmayan son sahibi Azize hanımdan
kalmış.Kaymakam bey konağın büyük bölümünü müzeye
ayırmış.Bir bölümü sosyal faaliyetlere dönüştürmüş. Bir
bölümünü de Havranın geleneksel mutfağında pişirilecek
yemeklerle donatılmış lokanta yapacakmış.
HOCAZADE konağının ve Azize hanımın da, hemen hiç
bilinmeyen şöyle bir öyküsü vardır.
Havran da 1955 ile 1957 yıllarında Belediye
tabipliği yaparken tanışma fırsatını bulduğum arkadaşım
ve avlu komşum İsmail Türker, Havranda Alaman İsmail
diye anılır.Alaman İsmail Alaman İsmail olmadan önce
1933 yılında Almanya ya gider. Orada Dizel motorlarını
öğrenir.Havrana döndüğünde Havranın ilk elektirik
santralının kuruluşunda yardımcı olur.Batı kültüründen
esinlendiğinden aşırı gelenekçi ve tutucu Havran da adı
Alaman İsmaile çıkar.Alaman İsmail Havran da aşırı
muhafazakâr ve aşırı tutucularla devamlı çatışma
halindedir.Havran da özellikle ramazanda oruç
tutmamak,ibadet etmemek büyük ayıp sayılır.Hatta oruç
tutmayanlar o zaman tartaklanırdı.Ramazana aldırmayanlar
gizli ,gizli yerlerdi.
Alaman İsmail ise, Ramazanda Havranın en büyük ve
en işlek caddesinde elinde sigara, dumanını tüttüre
tüttüre, bir aşağı,bir yukarı volta atardı.
Yani anlayacağınız,Şerif Mardinin 1970 yılında
bilimsel araştırma ile bulduğu,2007 yılında ise
ülkemizin gündemini tümüyle işgal eden MAHALLE BASKISI,
50 yıl önce bile, Alaman İsmaile vız gelir.Tırız
giderdi.
Alaman İsmailin kızları Semra ile Sermin zamanları
geldiğinde, belki tesadüf eseri,belki de baba
özendirmesi ile Almanyanın yolunu tuttular.Babaları
ölünce cenazesine gelemediler.15 yıl sonra geldiklerinde
mezarlığa gittiler.Ama kime sordularsa babalarının
mezarını bulamadılar.En son, Havran Orta Cami İmamı
Hafız Nurettinin kapısını çaldılar.Çünkü o,Havran da
ölen herkesin nereye gömüldüğünü bilirmiş.Hafız Nurettin
çok mecbur kalmadıkça kadınlarla konuşmaz.Kadınların
elini sıkmazmış. Hoca Nurettin, Semra ile Serminin açık
giyindiğini görünce,( Ne yapacaksınız siz babanızın
mezarını ? ) diye bir hayli de azarlamış onları.(
Mezarını yaptıracağız, Fatiha okuyacağız.) cevabını
alınca da mezarlığa gelmeye razı olmuş.İşte babanızın
mezarı burasıdır diye mezarı göstermiş.Sonrada,gelin
size bir mezar taşı göstereyim. Bakın eski Müslüman
kadınlar ne kadar sabırlıymış.Görün de,biraz ibret alın
diyerek,onları HOCAZADE konağının son sahibesi Azize
hanımın mezarına getirmiş.Eski Türkçe, Arapça,eski yazı
ile yazılmış mezar taşını okuyup tercüme de etmiş.Aynen
şöyle yazıyormuş mezar taşında.
( 70 yıl önce,kız olarak, gelin geldim bu konağa.70
yıl sonra kız olan kız olarak gidiyorum mezara. )
Bu hazin öyküden sonra,haddimiz olmayarak bir öneride
bulunacağız kaymakam sayın Fatih Genel beye.Lütfen bu
güzel konağın bir bölümünü lokantaya dönüştürmesin.Çünkü
mide ile kültür bir arada yakışmaz.Onun yerine,kültür
ile bağdaşıp kaynaşabilen bir kitapçı dükkânı ile
kafeterya kombinasyonu çok daha iyi ve,çok daha uyumlu
olur,kanısındayız. HOCAZADE konağına. Gelenler,müzeyi
gezdikten sonra,dinlenmek için kahve ve çaylarını
yudumlarken,kitapların sayfalarını
karıştırırlar.Dergilere göz atarlar.Kitapları da
dergileri de satın almak hevesleri artar.Böylece de,
müze ile kültür birbirini tamamlar.
Havranın güzel yemekleri,özellikle höşmerim ve
diğer yemekler başka bir bölümde ziyaretçilere sunulup
tattırılabilir.
Kitapçı dükkânı-Kafe kombinasyonu,Ayvalıktaki
Ceylân kitap evinin Cunda adasında Heves adlı kızımızın
kurduğu şubesinde mevcuttur.
Ayrıca bütün uygar dünyada, kafe-kitap
kombinasyonları Bilgisayar ve internet ağları ile de
donatılarak gelip geçen yolculara işlerinde çok büyük
kolaylıklar ,Kıymetli hizmetler sunuyorlar.Özel ve genel
işlerini takipte bile,yardımcı olup zaman tasarrufu
sağlıyorlar.
Kaymakam bey sayın Fatih Genelin meslektaşı
kaymakam ve,sonradan da vali, rahmetli Özer
Türk,kendisinden en az 30 yıl önce mülkiyeyi bitirip
önce Wartoya sonra,Kuş Adası ve Burhaniyeye
kaymakam,sonra da Muğlaya vali olmuştur.Biz rahmetli
Özer Türkün hayatını sitemizde (
Cumhuriyetin
yetiştirdiği,Atatürkün özlediği genç,rahmetli Özer Türk
) başlığı ile yazdık.
Özer Türk,1960 lı ve 1970 li yıllarda
bile,ülkemizin kalkınmasında bacasız sanayi,bacasız
endüstri de denilen Turizmin önemini görmüş.Avrupa da
Turizm konusunda çalışmalar yaparak bilgi ve
tecrübelerini ülkemize taşımıştır.Bu yüzden kendisi eski
kuşakların deyimi ile Turizm şövalyesi,yeni kuşakların
deyimi ile Turizm monitorü olarak anılır.
Özer Türkün kısa süren yaşamından alınacak çok
büyük dersler vardır.
Özer Türkün ülkeye kazandırdığı en büyük
eserlerin başında gelen AR-TUR da,hasbelkader
bizde,İzmirden Çanakkaleye kadar uzanan geniş sahilli
KUZEY-EGE BÖLGEMİZİN turistik kalkınması için bir
çalışma başlattık.
KUZEY-EGE BÖLGEMİZİN turistik kalkınmasında dev
bir merhale:
Önemli bir nüve:
AR-TUR
KONGRE-KÜLTÜR-TURİZM vadi projesi: Adını taşıyan bu
çalışmayı sitemizde yayınladık.
Elektronik posta e-mail ile de,2007 Eylül ayının
başlarında Başbakanımız sayın Recep Tayip
Erdoğana,Kültür VE Turizm bakanımız Sayın Ertuğrul
Günay a ,Sanayi ve Ticaret bakanımız Sayın Zafer
Çağlayana,Körfezimizde mevcut bütün Belediye
başkanlarımıza,bütün Ticaret Odası başkanlarımıza
gönderip,destek ve yardımlarını rica ettik.
Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan,2007 yılının
Eylül ayı sonunda,NewYorkta Türk toplumuna yaptığı
konuşmada aynen şöyle demiştir. ( Şimdiye kadar Turizm
de çok büyük hamleler yaptık.Şimdiden sonra da
KONGRE-KÜLTÜR-TURİZMİ konusunda çok kapsamlı çalışmalar
başlatıyoruz.Sizden ricam şudur.Elçimiz olun.Özellikle
Kongre-Kültür- Turizmi için Amerikalıları ülkemize
gelmeğe davet ve teşvik edin.)
Görülüyor ki: Başbakanımız Sayın Recep Tayip
Erdoğanın yaptığı davet ile bizim kongre-kültür-
Turizmi konusunda yaptığımız mütevazi çalışma birbiri
ile uyuşmakta ve örtüşmektedir.
Bundan sonraki aşamada, Kongre-Kültür-Turizmi
konusundaki çalışmamızı körfezimizde mevcut bütün
kaymakamlarımıza, ve sonra da,tüm muhtarlıklara
göndermeyi umuyoruz.Günümüz teknolojisi bize bu
imkânları rahatça sunmaktadır.Bize düşen görev de,bölge
ve ülke kalkınmamızda yaşamsal değeri olan bu önemli
konuya herkesi ortak etmek,ve,herkesten yapabileceği
kadar katkı ve yardım sağlamaktır. Dört-beş yıldır
aralıksız sürdürdüğümüz KONGRE-KÜLTÜR-TURİZM VADİSİ
çalışmalarımızı anında görmek için,
DÜNYA KONGRE-KÜLTÜR-TURİZM PROEMİZ başlıklı yazımızı
hemen, şimdi tıklayınız.
Havranın çalışkan ve devrimci kaymakamı Fatih
Genel,Havranın gene büyük taş konaklarından
birine,SOSYAL MARKET açmıştır.Bu güzel markette,en
güzel,en çarpıcı slogan, ( İHTİYACIN YOKSA AL GETİR.
İHTİYACIN VARSA AL GÖTÜR. ).
Havran da çok rağbet gören bu
market,bireysel-yardımlaşma ve bireysel dayanışmayı
harekete geçiren çok faydalı,çok güzel bir sivil-toplum
oluşturma ve bu yolla yaratılan toplumsal kalkınma
modelidir. Kimseyi kırmadan,incitmeden ihtiyaç
sahiplerine çok büyük hizmetler sağlamaktadır.Daha da
önemlisi bireysel- yardımlaşma ve bireysel dayanışmayı
özendirip teşvik etmektedir. Kendilerini yürekten
kutluyor,teşekkür ediyoruz.
SOSYAL MARKET konusundaki tüm bilgiler,www.havran.gov.tr
sitesinden edinilebilir.elektronik posta e-mail adresi
de
havransydf@mynet.com dur.
Kaymakam Sayın Fatih Genelin öncülüğünde,Havranın
2007 yılındaki gelişmesini yazmaya çalıştık.
50 yıl önce, Havran da yaşadığımız ibret verici bir
olayı da, yine sitemizde
BİR HUKUK GÜLMECESİ
başlığı ile yazdık.Yalnız Egenin tutucu bir kasabasında
değil,hemen bütün İslâm ülkelerinde hakim olan
anamıza,bacımıza,başımızın tacıdır diyerek aldattığımız
tüm kadınlarımıza ve kızlarımıza bakış açımızı yansıtan
bu yazımızı da görmek için lütfen hemen tıklayınız.
Başımızın tacıdır dediğimiz kadınlarımızı nasıl
aldattığımıza gelince,bu konuyu en duygulu,en içten,en
yürekten,Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendiler
ifade ettiler.Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez,22
Temmuz,2007 genel seçimlerinde İstanbul ikinci bölgeden
bağımsız milletvekili adaylarımız olmayı
başarmışlardır.Onların ibret verici acı hikâyesini
de,yine sitemizde (
MANGAL YÜREKLİ CUMHURİYET KADINLARIMIZ ) başlığı ile
yazdık.Bir zahmet,lütfen tıklayınız
İlave: 17.Ekim.2007
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu
bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya
ilave edecekleriniz varsa
lütfen "
info@demokrasidedevrim.com " adresine
iletirseniz memnun olacağım. |
|
|
|
|