| |
İnsan Hakları
Gelişmeli, ve de Genişlemeli
Tarihsel
süreç içerisinde insan hakları incelenirse açıkça
görülür ki: İlk ve orta çağlarda insan hakları diye bir
sözcük, kelime, ya da bir mevhum yoktur. Aristo ve
Eflâtun demokrasilerinde insan haklarından asla
bahsedilmez.
Tarihte ilk defa insan hakları 1776 Amerika
bağımsızlık savaşında, Amerikan anayasasında yer
almıştır. Bundan tam 13 yıl sonrada, 1789 Fransız
Devriminde Fransız Yurtdaşlık yasasına girmiştir. Aradan
geçen uzun yıllar içerisinde, dünyada gelişen demokrasi
ile birlikte insan hakları da gelişmiş, ve demokrasinin
ana unsuru olarak demokrasilerin göbeğine yerleşmiş,ve
de demokrasilerin adeta omurgası olmuştur. Bugün
artık,insan hakları demokarisilerin olmazsa olmazları
arasında ilk sırayı almaktadır.Günümüzde insan hakları
olmadan demokrasi düşünülemez.
İnsan hakları ve demokrasilerin bütün bu tarihsel
gelişmelerine rağmen, gelinen nokta asla yeterli
değildir. Demokrasi ile beraber insan hakları da devamlı
değişip gelişmek zorundadır. Bu değişim ve gelişim evrim
yolu ile de olur.Devrim yolu ile de.Zaten bizde buna
uyumlu ve uygun olsun diye sitemizin adını
demokrasidedevrim diye koyduk. Bu değişim ve gelişim biz
insanoğullarına yepyeni bilgiler sunuyor. Biz de,
edindiğimiz bu yeni bilgiler doğrultusunda insan
haklarını devamlı geliştirip genişletmek zorundayız.
İnsan hakları bütün dünyada adalet mekanizmaları içinde
ele alınıp incelenmektedir. İnsan hakları konusunda
dünyada en saygın mekanizma ve kurum, kanımızca Avrupa
insan hakları mahkemesidir.
Biz, web. Sitemizde 10 yıldır (
Mandadan ağır giden
adaletimizi ) yazıyoruz. Bizde mandadan ağır giden
adalet acaba dünyada daha hızlı mı gidiyor?
Dünyaca ünlü geleceğin sosyoloğları Profesör Heidi
Toffler ve profesör Alvin Toffler çiftler,2007 yılında
yayınladıkları ( Zenginlik Devrimi ) adlı ünlü
kitaplarında, toplumlarda, diğer kurumlar yanında adalet
sistemini de mercek altına alıp inceliyorlar. Bilimsel
açıdan şu sonuca varıyorlar ki: 9 şeritli çok geniş bir
otoyolda, devletlerin teknolojik kurumları en hızlı
şeritte, saatte 160 Km. hızla ilerlerken, adalet
mekanizması en yavaş şeritte,saatte ancak 1 Km. hızla
ancak yol yol alabilmektedir.Yani adalet konusunda,hem
doğu cephesinde,hem de batı cephesinde yeni bir şey yok.
Hızla gelişip ilerleyen bilim ve teknoloji ile
birlikte moleküler biyoloji ve sağlık bilgilerimiz de
hızla değişip ilerlemektedir.Örneğin son 20 yıl
içerisinde eskiden hiç bilmediğimiz bilgiler ulaştı
elimize. Anadan doğma olarak veya sonradan oluşan
özürleri nedeni ile şimdiye kadar hiç üreme şansı
olmayan insanlara Clonning=kopyalanma yolu ile üreme
şansı doğdu. Ama gelin görün ki: Bilim dışı mülâhaza ve
sebeplerle bu hak engellenmekte, bu özürlü insanlardan
bu hak esirgenmektedir.Biz, 30 Nisan,2005
tarihinde,insanın kopyalanma yolu ile de olsa üreme
hakkının insan haklarına katılması için Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesine dava açtık. Ama aradan geçen 5 yılda
olumlu ya da olumsuz bir yanıt alamadık. Bu davayı takip
edeceğiz. Ve bunun peşini asla bırakmayacağız.Fiziksel
ve biyolojik açıdan üreme özürlü bu insanlara kopyalanma
hakkını uygun ve haklı bulanlar!! Gelin sizde bize
katılın. Birlikte bir hukuk savaşı verelim. Bu özürlü
insanlarımıza hep birlikte üreme hakkı kazandıralım.
Fikir,düşünce, ifade ve anlatım özgürlüğü, insan
haklarında adeta ilk sırayı alıyor.Oysa ki: Bundan önce,
bundan evvel insanın yaşama ve üreme hakkı gelmesi
lâzım. İnsan yaşayacak ki: Fikir, düşünce üretebilsin.
Sonra, badehu da bunu anlatabilsin. İfade edebilsin.
Beş parmağın birbirinden farklı olması gibi, her
insan da birbirinden farklıdır. Kişisel farklılıkların,
tercihsel farklılıkların ( ki: Bunlara eşcinsel hakları
ve eşcinsel evlilikleri de dahildir.) özgürce, bir
arada, birlikte yaşama hakkı demokrasilerin modern
zamanlardaki kazanımları olmuştur. Bunlarda insan
haklarına açıkça konmalıdır.
Dr.Hasan Horto 04.Haziran.2009
| |
Bu
bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya
ilave edecekleriniz varsa
lütfen "
info@demokrasidedevrim.com " adresine
iletirseniz memnun olacağım. |
|
|
|
|
|